Hemen konuya girelim. Güzellik ve kişisel bakımın nüanslı dünyasında ilerlerken, koku sektörü, hakim olan yüksek yaşam maliyeti tarafından önemli ölçüde etkilenen, kritik bir kavşakta duruyor. Tüketiciler, bütçelerini stratejik bir şekilde yeniden tahsis ediyorlar ve ‘gereksiz’ harcamaları daha yakından incelemek üzere kategorilere ayırıyorlar. Ancak bu süreç, hem iyi bir açıdan hem de geç kalınırsa veya uygulanmazsa büyük bir zarar yaratacak şekilde, endüstrinin evrilmeye ve yenilik yapmaya olan ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Koku dünyası, hem tüketicinin beğenisini kazanmayı sürdürecek hem de piyasadaki yerini koruyacak yenilikçi ve uyarlanabilir çözümler sunma konusunda kendini yeniden değerlendirmek zorunda, bunu uzun süredir de biliyoruz. Peki, koku endüstrisi, var olma sebebini ve çekiciliğini korumak için nasıl inovasyon yapacak ve bu yeni döneme uyum sağlayacak? Tüketici alışkanlıklarındaki bu değişiklik, sadece ekonomik faktörlerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilirlik, şeffaflık ve ürünlerin etik bir şekilde üretilmesine olan artan ilgiyle de yakından bağlantılı. Bu, markalara sadece fiyat odaklı değil, aynı zamanda değer odaklı bir yaklaşım benimsemeleri için bir çağrı... Endüstri uzmanları ve analistler, koku sektörünün önümüzdeki yıllarda sürdürülebilirlik ve şeffaflık konularında liderlik yapması gerektiğine inanıyorlar. Bu bağlamda, koku sektörü, tüketici taleplerini karşılayacak ve aynı zamanda ekonomik baskılara dayanacak yenilikçi ürün ve hizmetler geliştirmek zorunda.
Son birkaç yıl içinde koku pazarı, pandemi ve ekonomik dalgalanmaların şekillendirdiği, dönüştürücü bir evrim sürecinden geçiyor. Bu etkenler, tüketici davranışlarını belirlemenin ötesine geçerek, endüstrinin yenilikçi yöntemlere yönelmesini de sağlıyor. Parfümler, kaçış ve kendini ifade etme araçlarına dönüşmüş, çok işlevli yetenekleri ile değer katma yoluna gidiyor. Nitekim, tevekkeli değil Global Düşünce Liderleri Derneği tarafından 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre, tüketicilerin %60’ı parfümleri bir tür ‘duyusal sığınak’ olarak görmeye başladı. Diğer taraftan, mevcut ekonomik baskılar, parfümlerin duyusal sığınaklar olarak rollerini daha da pekiştirecekse, bu durum markalara kaliteli iletişim kurma ve algılanan değeri artırmak için benzersiz dokular sunmak gibi yenilikçi alternatifler bulma sorumluluğunu yüklüyor (Bkz: İngiltere Koku Derneği’nin 2023 raporuna göre, tüketiciler artık parfümlerde sıradanlıktan kaçınmak ve ürünlerinde benzersizlik aramak eğiliminde olduklarını görüyoruz). Bu yüzdendir ki önümüzdeki beş yıl içinde, koku sektörü, küresel ısınmanın ortaya koyduğu zorluklarla ve sürdürülebilir ürünler için artan taleple başa çıkmayı ancak dönüşerek başarabilir. Bilim ve teknolojinin sinerjistik bir birleşimi de bu dönüşüm için olmazsa olmazımız. Özellikle, nanoteknoloji ve biyomühendislik, içeriklerin sürdürülebilir ve etik bir şekilde üretilmesine yardımcı olarak, parfümlerin çevresel ayak izini azaltma yolunda önemli bir rol oynayabilir. Dünya Sürdürülebilirlik Forumu’nun 2024 tahminlerine göre, bu tür teknolojilerin kullanımı, sektördeki karbon emisyonlarını %25 oranında azaltabilir. Dönüşmek demişken... Tüketici beklentilerinin hızla değiştiği bu dönemde, markaların şeffaflık, etik üretim ve sürdürülebilirlik konularında daha fazla sorumluluk alması kaçınılmaz. Sürdürülebilir Markalar Enstitüsü’nün 2022 yılında yaptığı bir çalışma, tüketicilerin %68’inin markaların çevresel etkilerini azaltma konusunda daha fazla çaba göstermelerini istediğini ortaya koyuyor. Bu bakışla, koku pazarındaki bu yeniden canlanma ve uyarlamalar, sadece endüstri içindeki dinamikleri değil, aynı zamanda tüketici beklentilerini ve değer yargılarını da dönüştürüp, parfümleri sadece kişisel bakım ürünleri olmanın ötesine taşıyor.
Mintel’in “Koku Geleceği” raporu, özellikle Latin Amerika pazarlarında tüketicilerin “eau de parfum” gibi yüksek fiyatlı koku ürünlerinden vücut spreyleri gibi daha uygun fiyatlı alternatiflere, ve markalı ürünlerden markasız ve dolayısıyla daha bütçe dostu seçeneklere geçiş yaptıklarını gösteriyor. Malumunuz, tüketicilerin daha uygun fiyatlı ürünleri tercih etme eğilimi, markaların piyasa paylarını korumalarını zorlaştıran bir faktördür. Bu nedenle markalar, gün geçtikçe marketing enerjilerinin büyük bir kısmını premium ürünlerinin somut faydalarını tüketicilere açıklamaya, bu ürünlerin fiyatlarının neden daha yüksek olduğunu ve ekstra maliyetin karşılığında ne gibi avantajlar sunduğunu anlatmaya harcıyor. Buna ek olarak, markalar maliyet odaklı alışveriş davranışlarına uyum sağlamak adına daha küçük ambalajlar ve dolum seçenekleri sunarak, tüketicilere daha uygun fiyatlı alternatifler sunarak da çözüm arayışlarını devam ettiriyor. Jo Malone, bu stratejiyi benimseyerek tüketicilere daha erişilebilir fiyatlarla ürünlerini sunmak amacıyla ürün gamında daha küçük boyutlarda ürünler sunmaya başladı. Bu, özellikle bütçesi kısıtlı olan ancak lüks ürünleri tercih eden tüketicilere hitap eden bir yaklaşım... Mintel’in raporunda belirtilen bir diğer önemli nokta ise, markaların tüketicilerin bu yeni alışveriş alışkanlıklarına adapte olmak için inovasyon ve yaratıcılıkla yaklaşması gerekliliği, ve sürdürülebilirlik odaklı ürünler sunarak hem çevre dostu bir imaj yaratabilmeleri hem de maliyetleri düşürebilmeleri. Ama yine de marka özlerinin kaybetmemeleri...
Buradan iletişime geçebiliriz. Zor zamanlarda, markaların tüketicilerle olan bağlarını güçlendirmek ve onlara pozitif bir deneyim sunmak için koku gücünden faydalanmaları esas teşkil ediyor. Bu bağlamda birkaç başarılı örnekten bahsetmekte fayda var: Aveda “Chakra” serisiyle başka bir alanı sahipleniyor; aromaterapi ve Ayurveda ilhamlı spreyler içeriyor, her biri farklı bir ruh halini hedef alıyor ve iyileştirme vaat ediyor. Le Labo ise, özel ve kişiselleştirilmiş parfüm deneyimleri sunarak pazarda özgünlüğünü koruyor. Butikleri, laboratuvarı andıran tasarımlarıyla ve parfümlerin müşterinin önünde hazırlanmasıyla ününü geliştiriyor. Bu, tüketicilere sadece bir ürün satın almanın ötesinde, bir deneyim sunmakta faydalı sonuçlar veriyor, hep. Byredo’ya bakarsak, minimalist tasarımı ve yalın kokularıyla öne çıktığını görüyoruz, marka içsel dünyayı hedef alıyor ve tüketicisine bu yolla dokunmayı amaçlıyor. Aynı tavrı Diptyque’te de çok net görüyoruz. Bu listeyi çok daha uzatabiliriz, Chanel, Dior, YSL, Tom Ford gibi lüks evler yanında çok daha geniş kitelere hitap eden Lush, Body Shop, Aromatherapy Associates de ekleyerek... Markalar ve tüketici kitleleri değişse de bu güvenli iletişim alanı hepsinde kendi dilleri üzerinden anlatımla kısa yollar yaratıyor.
Bir başka önemli alana geçelim; tüketici alışkanlıklarındaki değişiklikler ve tüketici bilincindeki artış, değer ve dayanıklılık kavramlarını ön plana çıkışına... ABD’de yapılan araştırmalara göre, tüketicilerin %39’unun daha önce denemedikleri kokuları satın almaya açık oldukları çıkarımına varıyor, fakat bu kokuların uzun ömürlü olması şartıyla. Bu durum, markalar için bir fırsat niteliği taşıyor. Dayanıklılığı, para karşılığında alınan değerle doğrudan ilişkilendirmek ve koku ömrünü uzatan yenilikçi ürünler geliştirmek markaların ön plana çıkmasını sağlayabilir. Bu bağlamda, parfüm astarları gibi ürünler önem kazanıyor. Koku astarları, cildin koku moleküllerini daha iyi tutmasına yardımcı olur ve bu da kokunun daha uzun süre kalıcı olmasını sağlıyor. Bu ürünler, tüketicilere daha uzun ömürlü bir deneyim sunarak, kullanılan kokunun ve bileşenlerin değerini artırıyor. Koku kalıcılığını artıran diğer bir yöntem ise, parfüm formülasyonlarında kullanılan esansiyel yağların kalitesi... Yüksek kaliteli esansiyel yağlar, kokunun cilt üzerinde daha uzun süre kalmasında çok etkili ve bu da tüketicilere daha iyi bir değer satın aldıkları savını destekliyor. Ve kendilerini daha iyi ifade edebildiklerini hissediyorlar. Malum kokular, zamanla kullanıcılarının kişisel tarzlarını, karakterlerini ve hatta ruh hallerini yansıtan özel eşyalara dönüşüyor. Bu, bir yandan tüketicinin markaya olan bağlılığını artırırken, diğer yandan da markalar için tekrar satın alma olasılığını artıran bir etki yaratıyor doğru ama unutmamak gerekir ki herkes birbirine benzemek istemeyebiliyor da... Genç tüketiciler arasında özellikle göze çarpan bir eğilim, parfümleri kişisel bir ifade aracına dönüşmesi... Bu demografik, sadece güzel kokmak değil, aynı zamanda kendilerini ifade etmek ve kişiliklerini yansıtmak için parfümleri kullanıyor. Bu bağlamda markalar, genç tüketicilere yönelik eğitici içerikler sunarak, onlara parfümlerin nasıl kullanılacağını, farklı notaların anlamlarını ve kendi zevklerine uygun kokuları nasıl seçeceklerini öğretebilir. Kişiselleştirme konusunda öncü olunabilir. Örneğin Scentbird; abonelik tabanlı bu parfüm servisi, tüketicilere sürekli olarak yeni kokular keşfetme olanağı sunuyor. Bu tip servisler, kullanıcıların zevk profillerini analiz ediyor ve onlara kişiselleştirilmiş parfüm önerilerinde bulunuyor.
Parfüm endüstrisi, sektörü kökten yeniden tanımlama potansiyeline sahip bir teknolojik ve sürdürülebilir yeniden doğuşun eşiğinde... Öngörülen gelecekte parfüm satışlarının %10’u, kullanıcıları sadece kokuyu değil, aynı zamanda görsel ve dokunsal öğeleri de içeren çok duyusal bir deneyime davet eden sanal deneme teknolojileriyle gerçekleşecek gibi... Ama daha yakın geleceğe dönersek; 2024 sonuna kadar, parfüm markalarının neredeyse %65’inin ürün geliştirme ve müşteri etkileşim stratejilerine bir şekilde yapay zeka (AI) veya makine öğrenimi (ML) entegre etmesi bekleniyor. Bu teknoloji, bireysel tercihlere, ruh haline ve hatta biyometrik verilere dayalı kişiselleştirilmiş parfüm önerileri için sadece önemli değil, aynı zamanda sürdürülebilir içerik kaynaklarına ve üretimine yönelik kritik bir rol oynuyor. Fragman endüstrisi içindeki blockchain teknolojisi kullanımının önümüzdeki iki yıl içinde %50 artması bekleniyor. Bu, içeriklerin kaynaktan şişeye kadar olan izlenebilirliğini sağlayarak, tüketicilere eşi benzeri görülmemiş bir şeffaflık sunuyor. Ayrıca, sektörde, sürdürülebilir ve etik olarak kaynaklanmış parfüm içerikleri oluşturma odaklı biyoteknolojik araştırmalara yönelik bir yatırım artışı görülmeye devam ediyor. 2025 yılına kadar, lüks parfüm markalarının %40’ının biyoteknolojik olarak üretilmiş içerikleri benimsemesi ve endüstrinin karbon ayak izini %30 oranında azaltması bekleniyor. Bu yenilikler sadece kokuya sınırlı değil, aynı zamanda paketleme alanına da uzanıyor. Markaların biyolojik olarak parçalanabilir malzemelerden dolum seçeneklerine kadar çevre dostu paketleme çözümlerini benimseme oranında %45’lik bir artış görülüyor.
Özetle adapte olmak gerekiyor, hızla ve emin adımlarla...
GİRİŞ
Gülçiçek Kimya ve Uçanyapılar San. ve Tic. A.Ş. (“GÜLÇİÇEK”), tabi olduğu tüm yasal düzenlemelere, kurumsal kodlara, iş ahlakına ve etik kurallara bağlı bir kuruluştur. Bu metinde geçen “GÜLÇİÇEK” (“biz” veya “bizi/bize” veya “bizim”) ifadesi GÜLÇİÇEK, ile bağlı iştiraklerinin tümünü ifade edecek şekilde kullanılmaktadır.
GÜLÇİÇEK, ziyaret ettiğiniz web sitesini işleten veri sorumlusu olarak sizinle sözleşmesel bir ilişki içerisindedir. Kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiye ait veriler, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) ve hukuki dayanağını ondan alan ikincil mevzuat ile Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) kararları (bundan böyle hepsi birlikte “Türk Veri Koruma Mevzuatı” olarak anılacaktır.) kişisel veri olarak nitelendirilmekte ve korunmaktadır.
GÜLÇİÇEK olarak, web sitemizi ziyaret eden veya bize web sitemiz üzerinden ulaşmak isteyen gerçek kişilere yani Bireylerle ilgili tüm kişisel verileri Türk Veri Koruma Mevzuatı’na uygun olarak işlemeyi, bu verilerin güvenliğini sağlamayı ve bunlara saygı göstermeyi taahhüt ediyoruz. Bireylerin, kişisel verilerini, sözleşmenin yürütümü ve müşteri ilişkilerinin yönetimi amacıyla nasıl işleyeceğimizi anlayabilmeniz için bu veri gizliliği bildirimini, sizlerin bilgisine sunuyoruz.
KİŞİSEL VERİLERİNİZİN YASAL OLARAK İŞLENMESİ
Bireylerin kişisel verileri, web sitesini kullanımınız dolayısıyla GÜLÇİÇEK ile aranızdaki sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması[1] sebebiyle, hem de GÜLÇİÇEK’in meşru menfaatleri[2] doğrultusunda işlenir. GÜLÇİÇEK’in taraf olduğu sözleşmenin performansını idare etmesi, talep ve şikayetleri değerlendirmesi GÜLÇİÇEK’in meşru menfaatidir.
KİŞİSEL VERİLERİN İŞLENMESİNİN AMACI
Kişisel verileri aşağıdaki amaçlarla işliyoruz:
1) Müşteri Memnuniyeti Faaliyetlerin Yürütülmesi,
2) Sözleşme Süreçlerinin Yürütülmesi,
3) İç Denetim/ Soruşturma / İstihbarat Faaliyetlerinin Yürütülmesi,
4) İş Faaliyetlerinin Yürütülmesi / Denetimi,
5) Yasal Bildirim Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesi.
TOPLADIĞIMIZ KİŞİSEL VERİ TÜRLERİ
Şirketimiz; sahibi olduğu www.gulcicek.com.tr alan adlı internet sitesi üzerinde gerçekleştirilen ziyaretler ve başvurular sırasında, Bireylerin; i) Kimlik bilgisi (Ad-Soyadı), ii) İletişim bilgisi (Cep Telefon Numarası, E-posta adresi), iii) web sitesi ziyaret bilgilerinden (IP adresi, çerez kayıtları, izin/onay kayıtları, gezinme kayıtları, log bilgileri) ve iv) bize ilettiğiniz mesajınız içerisinde bize iletmeyi tercih ettiğiniz diğer kişisel verilerden oluşan genel nitelikli kişisel verilerini yukarıda anılan sebeplerle işlemektedir.
KİŞİSEL VERİ KAYNAKLARI
Yukarı belirtilen kişisel verileri, GÜLÇİÇEK web sitesini ziyaret ederek şirketimize ulaşan Bireylerin kendisinden doğrudan toplarız.
KİŞİSEL VERİLERİNİZİ KİMLERE AKTARIYORUZ?
Bireyler ile aramızdaki sözleşmesel ilişkinin yönetimiyle ilgili olarak herhangi bir zamanda kişisel verileri, bir hizmet ve gizlilik sözleşmesi ile hizmet aldığımız ve bizim adımıza veri işleyen bir hizmet sağlayıcımız ile paylaşabiliriz. Topladığımız kişisel verileri, veri işleyenlerimiz haricindeki üçüncü kişilerle paylaşmıyoruz.
Bireylerin kişisel verileri; GÜLÇİÇEK’in faaliyetlerini etkin biçimde yürütmek için kullandığı yerel ve global, finans, sözleşme ve tedarikçi yönetimine yönelik veri işleme sistemlerinde, güvenli bir şekilde işlenmekte ve saklanmaktadır.
Kişisel verisi işlenen tüm Bireylerden, Türk Veri Koruma Mevzuatına uygun şekilde, eğer gerekli ise, verilerinin GÜLÇİÇEK’e ait yurt içinde bulunan veri kayıt sistemleri üzerinde işlenilmesi için açık rızalarının alınması, ve her durumda GÜLÇİÇEK sistemleri kullanılarak yapılacak her türlü veri işleme faaliyeti için Bireylerin, Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ uyarınca belirlenen usul ve esaslara uygun şekilde aydınlatılması Şirketinizin sorumluluğundadır.
KİŞİSEL VERİLERİ NE KADAR SÜREYLE SAKLIYORUZ
Bireylerin kişisel verilerini, GÜLÇİÇEK web sitesini kullanımınız boyunca ve varsa aranızdaki sözleşme yürürlükte olduğu sürece işliyor ve muhafaza ediyoruz. Ayrıca GÜLÇİÇEK ile aranızdaki sözleşmenin sona ermesinden itibaren, Bireylere ait kişisel verileri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda belirlenen zamanaşımı sürelerine uygun şekilde, kendi meşru menfaatlerimiz[3] doğrultusunda 10 (on) sene saklamaya devam ediyoruz. Ancak sözleşmenin sona ermesinden sonraki 10 (on) senelik saklama süresi içerisinde kişisel verileri, yetkilendirme kısıtı uygulayarak, yalnızca belirli kişilerin erişebileceği şekilde muhafaza ediyoruz.
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENDE TUTULMASI
Bireylerin kişisel verilerinin güvende tutulması bizim önceliğimizdir. Kişisel veriler, tarafımızdan veya dikkatle seçilmiş, bir hizmet ve gizlilik sözleşmesiyle bize veri işleyen sıfatıyla hizmet veren hizmet sağlayıcılarımız tarafından güvenli bir şekilde saklanır. Kişisel verilerin, kaybı ve istismarının yanı sıra, yetkisiz erişim veya ifşaya karşı güvende tutmak için oldukça sıkı güvenlik önlemlerinin uygulanmasını sağlarız. Güvenlik anlamında aldığımız teknik ve idari tedbirlerin, Türk Veri Koruma Mevzuatı uyarınca alınması gerektiği belirtilen tedbirleri karşılamasına özen gösteririz.
BİREYLERİN VERİ KORUMA HAKLARI
Türk Veri Koruma Mevzuatı uyarınca Bireyler, herhangi bir zamanda GÜLÇİÇEK’e başvurarak kendileriyle ilgili;
a) Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
c) Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
c) Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
d) Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
e) Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
f) (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
g) İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
g) Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme, haklarına sahiptir.
KİŞİSEL VERİLERE İLİŞKİN HAKLARIN KULLANILMASI
Verisi, veri sorumlusu GÜLÇİÇEK’in talimatları uyarınca işlenen her ilgili kişi KVKK’nin 11.maddesi kapsamındaki haklarını kullanmak amacıyla KVKK’nin 13.maddesi uyarınca veri sorumlusuna başvuruda bulunma hakkına sahiptir. Veri sorumlusu GÜLÇİÇEK, bu başvuruyu en geç 30 (otuz) gün içerisinde kabul veya gerekçesini açıklamak kaydıyla reddetmek zorundadır. Ancak bu başvurunun us
ulüne uygun bir başvuru olarak kabul edilebilmesi için Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Tebliği’nde düzenlenen unsurların tamamını karşılaması gerekmektedir.
Herhangi bir ilgili kişinin başvurusunun geçerli bir başvuru olarak kabul görmesi için;
İlgili kişinin bizzat kendisi tarafından kimlik ibraz etmek suretiyle Türkçe dilinde, yazılı olarak veya
Kayıtlı elektronik posta (KEP) adresi, güvenli elektronik imza, mobil imza ya da
İlgili kişi tarafından GÜLÇİÇEK’e daha önce bildirilen ve GÜLÇİÇEK’in sisteminde kayıtlı bulunan elektronik posta adresini kullanmak suretiyle veya
GÜLÇİÇEK tarafından, başvuru amacına yönelik geliştirilmiş bir yazılım ya da uygulama vasıtasıyla iletilmesi gerekmektedir.
Yine bir başvurunun usulüne uygun bir başvuru olarak kabul edilip değerlendirilmesi için içerisinde aşağıdaki hususların hepsinin yer alması gerekmektedir.
İlgili kişinin adı, soyadı ve başvuru yazılı ise ıslak imzası,
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, yabancılar için uyruk, pasaport numarası veya varsa kimlik numarası,
Tebligata esas yerleşim yeri veya iş yeri adresi,
Varsa bildirime esas elektronik posta adresi, telefon ve faks numarası,
İlgili kişiye ait talebin konusu.
Bu nedenle KVKK’nin 11.maddesi uyarınca ilgili kişilere tanınan hakların kullanılabilmesi için Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Tebliği’nde düzenlenen unsurların tamamını taşıyacak şekilde bir başvurunun, işbu Politikada yer alan iletişim ve adres bilgileri kullanılarak iadeli taahhütlü posta yoluyla, şahsen gelip bizzat başvurularak, GÜLÇİÇEK sistemlerinde kayıtlı bir e-posta adresi üzerinden ya da güvenli elektronik imza kullanılarak elektronik posta yoluyla GÜLÇİÇEK’e iletilmesi gerekmektedir.
HERHANGİ BİR SORUNUZ OLMASI DURUMUNDA
Verileri işleme şeklimizden memnun değilseniz, başvuruda bulunmak veya anlamadığınız bir konuda bilgi almak ya da soru sormak istiyorsanız, herhangi bir zamanda Veri Koruma Görevlisiyle irtibata geçebilirsiniz. (E-posta: kvkk@gulcicek.com.tr)
[1] 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesinin 2. fıkrasının c) bendi uyarınca ilgili kişinin açık rızası olmaksızın kişisel verilerinin işlenmesini mümkün kılan şartlardan biri olarak düzenlenmiştir.
[2] 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesinin 2. fıkrasının f) bendi uyarınca ilgili kişinin açık rızası olmaksızın kişisel verilerinin işlenmesini mümkün kılan şartlardan biri olarak düzenlenmiştir.
[3] 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 5. maddesinin 2. fıkrasının f) bendi uyarınca ilgili kişinin açık rızası olmaksızın kişisel verilerinin işlenmesini mümkün kılan şartlardan biri olarak düzenlenmiştir.