Üzgünüz, aradığınız içeriği maalesef bulamadık.
Başka bir kelime veya terim denemek ister misiniz?

Light House

Taze, Temiz, Yeni Bir Başlangıç

Gündem
Lirios Valle 1300

Çiçekseverleri buraya alalım. Türkçe ‘ye inci çiçeği ya da müge olarak çevrilen "lily of the valley", yaseminin en iyi arkadaşı olarak mimlemek mümkün. Bu arkadaşlığın eşit şartlarda sürdüğünü söyleyemeyiz, lisenin şımarık ve kötü kızı yaseminse müge, onun baş nedimesi konumuna geçebilir ancak... Biraz ciddileşip parfümeri diline geçtiğimizdeyse kendisinin yeşil beyazlardan, tatlı yasemin nüansları taşıyan, sabunsu sonuçlar veren bir nota olduğunu savunabiliriz. Müge, minik yapraklarının etkisiyle de olsa gerek, genelde masumiyetle, baharın yaşattığı o ilk serin uyanışla, sadelikle, romantizmle özdeşleşiyor hep. Öykündüğü yaseminin aksine, sinsi planlar yapıp baştan çıkarmaya çalışan bir kadın portresi değil onunki, daha ziyade beyaz gömleklerinin içinden etrafa naif sinyaller veren bir çabasızlığı var. "Oh, mis gibi!", dediğimiz şeyin ta kendisi işte.

Mügenin geleneksel bir tarafı da var tabii. Tarihin tozlu sayfalarından başlayarak yakın döneme kadar gelin buketlerinin vazgeçilmez bir parçası olmuş mesela. 1561’den günümüze ışınlanırken Grace Kelly ve Elizabeth Taylor’ın düğünlerine uğrayabiliriz. Kate Middleton ve Prens William’ın düğünlerinde de botanik işlerinden inci çiçeği sorumluydu. Elizabeth Taylor, Cleopatra setinde tanışıp aşık olduğu aktör Richard Burton’la evlenirken sırası gelinliği filmin kostüm tasarımcısı Irene Sharaff’ın tasarlamasını istemişti, sarı renkteki kısa babydoll elbisesiyle kuralları yıkan Taylor’ın flörtöz elbisesini geri planda bırakan iki aksesuarı vardı, biri upuzun saçlarının tümünü adeta bir duvak şeklinde saran müge ve sümbüller, diğeri de evlilik yüzüğü namına elbisesinin yakasına iliştirdiği devasa elmas ve zümrüt Bvlgari broşu. Daha sonraları Burton konuyla ilgili, “Elizabeth’in tek bildiği İtalyanca kelime Bvlgari’dir.” de demişti.

İtalyanlar’dan Fransızlar’a yatay geçiş yaparak mügenin Parizyen parfümerinin ana ham maddelerinden biri olduğunu da söyleyebiliriz. Christian Dior’un yaseminle birlikte adeta evlat edindiği bu beyaz çiçek, neredeyse baharatlı kimliği, yeşilliği ve tatlılığı, içinde barındırdığı tam kıvamında limon esintileriyle, Dior’un pek düşkün olduğu bahar mevsiminin olfaktif tanımı zaten. Müge, özyağını vermek konusunda bir hayli kaprisli de, bu yüzden parfümeride onun kokusunu ve sihrini taklit edebilen sentetik alternatifler, bugün daha sık kullanılıyor. Tek bir çiçeğin odak noktası olduğu soliflör parfümlerde de, kompleks ve karmaşık piramitlerde de kendine yer bulabilen müge, özellikle üst notalara yerleştiğinde, aynı bir şarabın nefes alması gibi, diğer çiçeklerin kendini gösterebilmesi için taze ve temiz bir hava yaratıyor, tüm formülü hafifleterek, sivri uçları törpülüyor da diyebiliriz.

Gracekelly

Yeşil, ıslak ve tatlı kokusuyla onu, 50’lerin kült parfümü Diorissimo’da içinize çekmiş olabilirsiniz. Eski modaymış gibi algılanmadan feminen bir portre çizen mügenin yeni başlangıçları sembolize etmesi de tesadüf değil tabii. Klasik formüllerde odunsu notalarla, özellikle sandal ağacı, paçuli ve vetiverle bir araya getirilen müge, bazen de tatlılığını sadece yeşillerle ve yapraklarla kuşandığı formüllerde dengeleyebiliyor. Böylelikle asla baygınlaşmıyor.

Bir süre piyasadan çekilen, 2009'da yeniden müdavimleriyle buluşan Diorissimo'nun dışında mügeyi, gül, amber ve pembe şakayık eşliğinde Chloé Eau de Parfum Spray'de, beyaz çarşafları hatırlatsın diye misk eşliğinde Maison Margiela Replica Lazy Sunday Morning'de, frezya ve citrus notalarının sucuk karmasında Dior Addict Eau Fraîche'de, sıcak ama aydınlık formülüyle Donna Karan Cashmere Mist'de, bir baharat fırtınasının ardına gizlendiği Yves Saint Laurent Opium'da, şekerlenerek fettan yasemine en çok yaklaştığı Kilian Kissing'de, Byredo'nun modern bahar buket yorumu Inflorescence'de, greyfurt ve miskle hafiften kolonyalaştığı Bond No.9 New York Scent Of Peace'de, paçulinin uzaktan kuzeni Akigala ağacıyla farklı bir yere taşındığı Miu Miu L’Eau Bleue'de, gerçek bir Americano formülüne dahil olduğu Aerin Mediterranean Honeysuckle'da, sürenizde sıkılığı tazeleme isteği yaratan Jo Malone Wild Bluebell Cologne'da, duştan biraz önce çıkmış etkisi yaratan Clean Shower Fresh'te, İtalya'nın olfaktif imzası niteliğindeki Acqua di Parma Colonia Essenza'da, kakao ve şekerlemeyle yaramazlaştığı Etat Libre d’Orange Yes I Do'da kokladık. Mügenin en sade ve çıplak yorumu ise pek tabii ki geleneksel bir parfüm evinden ve İngiltere'den geliyor. Penhaligon’s Lily Of The Valley, baharın ilk günü bir İngiliz bahçesinde yürüyüş yapıyormuşsunuz hissini veriyor.

Lily

Peki ya çiçek sevmeyenler, mügenin ilkbahar esintileriyle kesinlikle ilgilenmeyenler ne yapacak? Tam karşı köşeye, baharatların, reçinelerin ve ağaç köklerinin birbirine karıştığı bir yere odaklanacaklar. Müge, İsviçre dağlarının eteklerinde yaşayan Heidi'yse örneğin, Prenses Yasemin ve Aladdin'le sihirli halı üstünde bir gezintiye çıkacaklar. Evet, oud, yani mügenin bize tam karşı köşesinde duran o katmanlı, egzotik, keskin, bir hayli seksi nota, henüz gücünü kaybetmedi. Ve eklemek isteriz ki, tesbih yapımında ve parfümeride kullanılan öd ağacı, yani "agarwood" İstanbul sokaklarında şu günlerde sürekli burnunuza değen ve sizi bunaltan şey değil. Onu olabilecek en güzel halinde koklamak için parfüm evinde birden fazla mega hit'i barındıran Robert Piguet'e uğramanız gerekir. Kendisini sümbülteberi başrole oturtan Fracas'la tanıyorsunuz ama aslında gelmiş geçmiş en güzel oud yorumu da ona ait. 60’ların Mod modasını hatırlatan simsiyah, köşeli şişesinde, göremediğimiz, hayalimizde kokpoyu bir iksiri andıran Oud, açılışında safran, mür, paçuli, bitter çikolata ve ana hammaddesinin deriyi andıran sıcak bir yorumuyla sarmalıyor sizi. İlk andan itibaren, keskin ama net bir bulutun içine alıyor süreni. Palo Santo tütsüsünün ev sahibi guaiac ağacı, yoğun başka tütsülerle buluşuyor kalpte.

Parfüm yegane serinliğini karanlık bir vetiver yorumundan alıyor ki, bu sözüm ona hafifleme de Oud’un yoğunluğunu etkilemiyor pek. Piguet, Modern Collection seçkisine iki farklı Oud daha ekledi. Oud Délice, daha ağız sulandırıcı bir piramite sahip. Karamelize amber, incir ve Provence balıyla daha aydınlık ve ışıltılı bir portre çiziyor. Şehrin içinde dolanan, patlamaya hazır, çarpık, ahenksiz, baş döndüren bir enerjiden ilham alan, aynı anda hem yatıştıran hem de kızıştıran, sınırlarımızı her anlamda zorlayan Atomica'dan ise galonlarca sürmek istiyoruz bu kış.

Parlak reçine, zencefil, cypriol yağı, buhur, vetiver, sedir ağacı, guaiac ağacı, misk ve amberle oldukça iddialı bir menü hazırlayan Atomica, tahmin edeceğiniz üzere, kendini sakınan bir koku değil, süren kişinin de fark edilmemesi ya da kendini sakınması mümkün değil.

Bu durumda bize iki seçenek kalıyor. Kelimesi kelimesine iyileşmeye çalıştığımız bir dönemde, mügenin taze başlangıç vaatlerine sadece burnumuz değil beynimiz de kanmaya hazır.

Kendi dünyamızla giderek daha da fazla yüzleştiğimiz, dört duvar arasına yeniden sıkışmak zorunda kaldığımız bugünlerde, müge çiçeğinin "bahar gelecek merak etmeyin" çağrısına kulak vererek onu uzun uzun içimize mi çekeceğiz? Yoksa bu sakin ve fakat kaotik dönemin içinde barındırdığı kontrastın mı ilham alacağız? Cevabı sizlerden bekliyoruz.

İlgili Haberler
News Futureoffr Thumb (1) Gündem Nerede, Nasıl, Ne Zaman: Endüstrimizin Yakın Geleceği

Güzellik ve kişisel bakımın nüanslı dünyasında ilerlerken, koku sektörü, hakim olan yüksek yaşam maliyeti tarafından önemli ölçüde etkilenen, kritik bir kavşakta duruyor.

Devamını Oku arrow
Coffeandtime 1016 Gündem Kahve, Koku ve Zaman

Kahve çekirdeklerinin ortaya çıkışı ve topluma yayılması, çeşitli kültürel, ekonomik ve sosyal faktörleri içeren büyüleyici bir hikaye.

Devamını Oku arrow
News Honey Thumb Gündem Balın Büyüleyici Yolculuğu

Eski dönemlerden günümüze, bal, yalnızca bir gıda maddesi olmanın ötesine geçerek, tıp, sanat, din ve ekonomi gibi insan hayatının birçok alanında kendine yer buldu ve tabii ki, kozmetikte ve koku üretiminde önemli bir öz oldu.

Devamını Oku arrow
Peach6 (1) Gündem Şeftali Şeftalidir

Parfümeri sanatının bukalemun ruhu... Tarihten geleceğe, kimyadan sanata uzanan yolculuğuyla koku dünyasının sofistike ve çok yönlü aktörü. Hem nostaljik, Hem avangart; ama daima büyüleyici.

Devamını Oku arrow